Doğal Kaynaklı İmmunomodulatör Ajanların Etkileri

20 Yüzyıl bilindiği üzere antibiyotik asrı olarak isimlendirilmektedir. Yoğun antibiyotik kullanımı ise yan etkilerinden ötürü tedavi veya koruyucu önlemlerin alınmasında doğal kaynaklı imnumodulatör ajanların tedaviye yardımcı olarak kullanılması son dönemde popülaritesi artan bir yöntem olmuştur.


İmmunomodulatör ajanların kullanılması en çok japonya, çin ve hindistan gibi geleneksel tıp yöntemlerinin yoğun olarak tercih edildiği ülkelerde fazlaca tercih edilen ve üstünde çalışılan bir alandır.

Bizim yaptığımız çalışmada kullandığımız ;


Karvakrol (Carvacrol veya cimophenol)

Timokinon (Thymoquinone)

Linalool

Petroselinik Asit


Öncelikle bu etken maddelerimizin bitkilerden doğrudan alındığında diğer bileşenlerin bu bileşenleri nihibe ettiğini gözlemlediğimiz için saflaştırarak özel olarak formulüze ettik. Bu yüzden kesinlikle bu bileşenlere sahip bitki, tohum veya çekirdeklerin doğrudan tüketilmesi, bu bileşenlerle formülüze ettiğimiz ürünün kesinlikle etkisini göstermemektedir.


Karvakrol ve timokinonun çalışma sistemi ve hücre üzerinde sergilediklerini gözlemlediğimizde birbirini inhibe etmeden, hücre duvarından yardımcı proteine ihtiyaç duymadan geçtiği ve hücreyi mutajenik ajanlara karşı biyoantimutajenik uyarı sergilediğini gözlemledik.


Fakat bu etken maddeleri elde ettiğimiz hammaddelerden elde edilen uçucu ve sabit lipidleri uyguladığımızda bu sonucu elde edemedik. Yaptığımız çalışmalar neticesinde saf uçucu yağ ve sabit yağlardaki diğer monoterpen yapıdaki 3 etken maddenin karvakrol ve timokinonun özelliklerini inhibe ettiğini saptadık. Bu yüzden bu 2 fenolik bileşeni Süperkritik karbondioksit ekstraksiyon yöntemi ile %96 saflıkda ürettik.

%96 saflıkda elde ettiğimiz karvakrol ve timokinonu ayrı ayrı ve birbiri ile belli oranlarda formülüze ederek denediğimizde hücrede biyoantimutajenik etki gösterdiğini gözlemledik.


Linalool ve yardımcı bileşeni ile yaptığımız çalışmalar neticesinde hücrede, hücre duvarından protein geçişlerinde yavaşlama tespit ettik. Linalool ve petroselinik asit ve yardımcı bileşenin uygulaması sonucunda hücre duvarında aktif ve pasif taşınmaların daha geç gerçekleştiğini gözlemledik.


Bu 4 ana bileşen ve özel yardımcı bileşenlerimizi formülüze ederek hazırladığımız elde ile yapılan çalışmalarda 20 üzerinde virüse karşı antivirütik etki gösterdiğini gözlemledik. Fakat bu eylemleri gerçekleştirirken diğer bileşenlerin etkilerini inhibe etmemesi için formülde çeşitli değişiklikler yaptık.


Ürünün arzu ettiğimiz şekilde çalışmasını sağlayan formülasyonu başardığımızda gözlemlediğimiz en etkileyici olay, çeşitli enfeksiyonların kuluçka sürelerinin uzayarak, yaylım hızını yavaşlattığı ve vucut direncini artırdığı olmasıydı.


Bu bağlamda ürünü koruyucu gıda takviyesi olarak formülüze ederek ruhsatlandırma çalışmalarına başladık. Ürün tamamen organik bileşenlerden eformülüze edildiği ve bileşenlerinin pozitif bitki listesinde olmasından ötürü herhangi bir yan etkisi gözlemlenmedi.


Ruhsatlandırma çalışmalarından sonra ürünün ülkemizin ve dünyanın güncel sorunu Covid-19 a karşı etkili ve koruyucu olacağı kanaatindeyiz. Ruhsatlandırma çalışmalarından sonra Covid-19 kuluçka süresini tamamlamamış hastalarda tedaviye yardımcı ve koruyucu gıda takviyesi olarak denemelerini yaparak sizlerle paylaşacağız.

İmmunomodülatör ajanlarla tedaviye yardımcı ve koruyucu geliştirmesi günümüz tıppında tercih edilen ve doğal kaynaklı imnımodülatörlerin hiçbir yan etkisi olmadan bunu gerçekleştirmesi, Covid-19 da en etkili mücadele yöntemi olabileceği bizi heyecanlandırmaktadır.


Gün ve gün çalışmalarımızı ve ruhsatlandırma aşamasından sonra müjdeli haberleri sizlerle paylaşmaya devam edeceğiz.


Korumak, Kurtarmaktır!


TROiLS NOC Geliştirme Ekibi


31 görüntüleme
  • YouTube - Siyah Çember
  • Instagram - Siyah Çember

© 2023 by TROiLS Web Team. TROiLS Bitkisel Yaglar

0
  • YouTube - Siyah Çember
  • Facebook - Siyah Çember
  • Instagram - Siyah Çember